Burdur’da sağlık emekçisine idari baskı iddiası: ‘Şiddete ve baskıya karşı mücadelemizi sürdüreceğiz’

Haber gorseli

Genel Sağlık-İş; sendikanın Burdur yönetim kurulu üyesi olan bir kişinin, yaklaşık 5-6 ay önce görevi başındayken, Burdur Mehmet Akif Ersoy Üniversitesi’ndeki öğretim görevlisi alımlarına ilişkin sendika tarafından yapılan basın açıklaması nedeniyle, devlet hastanesinin başhekimi tarafından odasına görüşmeye çağrıldığını açıkladı. Sendikanın açıkladığına göre; görüşme sırasında yönetim kurulu üyesine, sendikanın açıklamasında yer alan liyakat eleştirileri nedeniyle başhekimin eşi tarafından baskı kurulduğu ve açıklamadaki görüşleri benimseyip benimsemediği sorgulandı. Sendika, bu görüşmenin ardından üyesinin görevden alındığını ancak aynı klinikte birlikte görev yaptığı hekimlerin girişimleri ve objektif değerlendirmeleri sonucunda görevine iade edildiğini açıkladı.

‘PSİKOLOJİK BASKI OLUŞTURACAK SÖYLEMLERDE BULUNULDU’

Aradan geçen süre sonrasında ise sendika üyesi bir hasta yakını tarafından tehdit edildi ve sağlık çalışanlarının şiddet karşısında başvurabileceği yasal mekanizma olan Beyaz Kod sistemini kullandı. Sendika, şiddete maruz kalan tarafın üyesi olmasına karşın, Beyaz Kod başvurusunun fiilen aleyhine kullanıldığını; görev yerinin değiştirildiğini ve görevinden alındığını belirtti. Sendika konuya ilişkin, “Beyaz Kod başvurusunun ardından üyemize yönelik suçlayıcı bir yaklaşım sergilenmiş; olayın sanki kendi kusurundan kaynaklandığı izlenimi oluşturulmaya çalışılmıştır. Ayrıca kendisine, bazı kişiler tarafından arandığı ve dikkatli olması gerektiği yönünde ifadeler kullanılmış; olayın ‘büyüdüğü’ belirtilerek psikolojik baskı oluşturacak söylemlerde bulunulmuştur” açıklamasını yaptı.

‘BEYAZ KOD YASAL BİR HAKTIR’

Konuya ilişkin gazetemize konuşan Genel Sağlık-İş Genel Başkanı Derya Uğur, “Yönetim kurulu üyemiz hakkında işlem tesis edilirken, aynı birimde birlikte görev yaptığı hekim ve hemşirelerin çalışma performansına ilişkin olumlu değerlendirmeleri ile görevine devam etmesi yönündeki destekleri dikkate alınmamıştır. Şiddet olayında üyemize tehdit ve hakarette bulunan hasta yakınının bazı çevreler tarafından desteklendiği ve idare nezdinde çeşitli girişimlerde bulunulduğu yönündeki iddialar ise sürecin tarafsızlığı konusunda ciddi soru işaretleri doğurmaktadır. Yaşanan bu hukuka aykırı ve baskıcı süreç, üyemizin mesleki yaşamının yanı sıra sağlık durumunu da olumsuz etkilemiş; ağır stres ve psikolojik yıpranma nedeniyle üç gün hastanede yatarak tedavi görmek zorunda kalmıştır. Bir sağlık çalışanının şiddete uğradığında Beyaz Kod vermesi anayasal ve yasal bir haktır. Bu hakkın kullanılması hiçbir şekilde disiplin veya idari yaptırım gerekçesine dönüştürülemez. Aynı şekilde, kamu görevlilerinin sendikal faaliyetlere katılması, sendikanın açıklamalarını savunması veya ifade özgürlüğü kapsamında görüşlerini açıklaması nedeniyle idari baskıya maruz bırakılması da Anayasa’nın güvence altına aldığı sendikal hakların açık ihlalidir. Kamu yönetimi; kişisel ilişkilerle değil, hukuk devleti ilkesi doğrultusunda, eşitlik, tarafsızlık, liyakat ve objektiflik esasları çerçevesinde hareket etmek zorundadır. Kamu görevlilerine ilişkin idari işlemler; kişisel kanaatlere, akrabalık ilişkilerine veya subjektif değerlendirmelere değil, somut, hukuka uygun ve denetlenebilir gerekçelere dayanmalıdır” ifadelerini kullandı.

‘GÖREVİNE İADESİNİ TALEP EDİYORUZ’

Genel Sağlık-İş olarak üyelerinin hukuki mücadelesinin sonuna kadar takipçisi olacaklarını belirten Uğur, “Görevden alma ve görevlendirme sürecinin tüm yönleriyle incelenmesini, işlemlerin gerçek gerekçelerinin ortaya çıkarılmasını ve sorumluluğu bulunan kişiler hakkında gerekli idari ve hukuki süreçlerin işletilmesini ve görevine iade edilmesini talep ediyoruz. Sağlık çalışanlarının şiddet karşısında yalnız bırakılmasına, sendikal faaliyetlerin baskı altına alınmasına ve hukuka aykırı idari uygulamalara karşı mücadelemizi kararlılıkla sürdüreceğiz” dedi.

yok

Author: Mehmet Yıldız