İstanbul Ticaret Odası (İTO) Başkanı Şekib Avdagiç, Türkiye’nin global ekonomi içindeki yerini ve Avrupa’nın tedarik zincirindeki dönüşümü değerlendirerek önemli açıklamalarda bulundu. Avdagiç, Avrupa’nın tedarik zincirini daha güvenilir ve yakın bölgelere kaydırma arayışının Türkiye’yi doğal bir üretim merkezi olarak öne çıkardığını belirtti. “Gümrük Birliği’ne entegrasyon, Türkiye’nin ‘Made in EU’ sistemine dahil edilmesi ve gelişmiş sanayi altyapımız, ülkemizi Avrupa için stratejik bir imalat ortağı haline getiriyor. Büyümenin sürdürülebilirliğini sağlamak için gerekli önlemleri almalıyız ve ‘savaşflasyon’ gibi küresel risklerin ‘üretim, verimlilik ve ihracat’ dengemizi etkilemesine izin vermemeliyiz” dedi.
Avdagiç, küresel “savaşflasyon” riskinin önemli bir mesele olduğunu vurgulayarak, Türkiye’nin iç talep desteğiyle büyümeye devam ettiğini, ancak dış talepteki zayıflama ile artan maliyetlerin büyüme dinamiklerini tehdit edebileceğini ifade etti. Türkiye’nin kendi ekonomik dinamikleri ile büyüme kapasitesine sahip olduğunu belirten Avdagiç, enerji bağımlılığını azaltmak amacıyla yenilenebilir enerji kaynakları ve nükleer enerji potansiyelinin artırılması gerektiğini dile getirdi. Ayrıca, katma değeri yüksek üretim modeli ile dış kaynak ihtiyacının karşılanabileceğini ve arz odaklı politikalarla birlikte yapısal reformlarla enflasyon sorunlarının aşılabileceğini vurguladı.
Avdagiç, Türkiye’nin karşısındaki fırsatların yapısal bir nitelik taşıdığına dikkat çekerek, “Daha önce enflasyon, deflasyon veya stagflasyon terimleriyle fiyat artışları ilişkilendiriliyordu. Ancak günümüzde ‘warflation’ (savaş kaynaklı enflasyon) kavramı gündeme geldi. Bu yeni kavram, savaşların neden olduğu kalıcı arz yönlü enflasyon dalgasını temsil ediyor. Türkiye’nin potansiyeli, artık daha yüksek bir gerçekleşme olasılığına sahip. Avrupa’nın tedarik ihtiyacını daha güvenilir bölgelerden karşılama yönelimi, Türkiye’yi doğal bir üretim merkezi haline getiriyor” dedi.
Merkez Bankası’nın para politikaları hakkında da değerlendirmelerde bulunan Avdagiç, savaş öncesi faiz indirim beklentilerinin artan enflasyon riski ve küresel sıkılaşma koşulları nedeniyle zayıfladığını belirtti. “Piyasa beklentileri, kısa vadede faiz indirimlerinin ertelenebileceği ve para politikasında daha uzun süre sıkı bir duruşun devam edeceği yönünde şekilleniyor. Merkez Bankası’nın fiyat ve finansal istikrarı gözeten dikkatli politika duruşu, ekonomik istikrarın teminatı olacaktır” diye ekledi.
Son olarak, gelişmekte olan ülkelere yönelik sermaye akımlarının zayıfladığına dikkat çeken Avdagiç, dünya ekonomisinin düşük büyüme ve yüksek enflasyon riskine yaklaştığını ifade etti. “Savaş sona ermediği takdirde, artan ham petrol kıtlığı tarım, petrokimya, tekstil ve sağlık sektörleri gibi birçok alanda darboğaza yol açabilir” uyarısında bulundu.